Bugün yine bir cevo günüydü. Çin yemeklerini indirdikten hemen sonra kahvelerimizi aldık ve D&R'a girdik.
31 Aralık 2008
29 Aralık 2008
Bağdat caddesi ışıl ışıl
23 Aralık 2008
Öğütücü deyip geçme...

Halihazırda kullandığımız 3 farklı markanın değirmenleri hakkında bir iki cümle yazmak istedim.Genelde çalışma prensipleri şöyle; çekilecek kahvenin incelik ayarı (espresso makinasına göre, filtre kahve makinasına göre, coffee press'e göre gibi...) yapıldıktan sonra kaç fincan için çekileceği ayarlanıyor ve çalıştırılıyor.
1. DeLonghi KG59
DeLonghi olanı hafta içi her sabah ve hafta sonları gün içerisinde evimde kullanıyorum. İki yıldır hiçbir problem yaşamadım. DeLonghi'nin espresso için verdiği incelik gayet iyi ve kahvede herhangi bir ısınma da olmuyor (bazı makinalar ısıyı çekerken kahveye iletebiliyormuş ki bu hiç istenen birşey değil). DeLonghi diğer makinalara göre bence daha basitleştirilmiş bir kullanım sunuyor.

2. Kenwood CG600
Kenwood'u ise birlikte çalıştığım Uğur Özyılmazel her gün kullanıyor ve o da gayet memnun makinasından.

Bu makinanın bana biraz daha fazla gelen yanı fiyatıyla beraber üzerindeki bir kaç düğme oldu.
Start, Stop,Open, +, -, vs...
Aslında belkide açma - kapama düğmesi olması güvenlik açısından daha iyi olabilir, diğer makinaların fişini çekmeden aynı güvenliği sağlayamayabilirsiniz.
Yine bu makinada da çekirdek haznesi döndürülerek kahvenin inceliğini ayarlayabiliyorsunuz. Daha sonra fincan ya da kişi ayarını (+) (-) düğmeleriyle ayarlayıp start düğmesiyle de kahvenizi hazırlıyorsunuz.

3. Tchibo Kaffeemühle (247014)
Kenwood'da işler şöyle yürüyor; öncelikle çekilecek kahvenin inceiliğini belirliyorsunuz daha sonra fincan ayarını yapıyorsunuz ve çalıştır düğmesine basıyorsunuz incelik ayar skalası diğerlerine oranla daha geniş ancak bu kadarı gerekli mi pek bilemiyiorum biraz fazla gibi sanki.
Ancak bu makina fiyat açısından diğerlerine göre avantajlı olsa da bir yaşadığımız bir sorun var. O da biraz fazla takılması. Kahve çekirdeği öğütücünün bıçakları arasına takılıyor ve makina boşa dönüyor.
Sonuç
Bu makinalardan birkaç tane kullanınca anlaşılıyor ki ortak bazı problemler var. Bunların en başında da ses problemi geliyor. Örneğin sabahın erken saatinde mutfakta o çalışırken içeride uyuyan varsa bu bir problem çünkü uyandıracak kadar çok ses çıkarıyorlar. Bu ses problemi üç makina içinde geçerli.
Yine üç makina içinde geçerli olan bir sorun da, ki bu bence tasarım problemidir. Öğütülmüş kahveyi almak için çıkardığınız haznenin kapağını açarken mutlaka kahveler dökülüp saçılıyor :( ve yuvasında da kahveler kalmış oluyor. Ayrıca haznelerin hepsinin arka kısımları köşeli tasarlanmış dolayısıyla da kenarda köşede kahveler kalıyor ve bayatlıyor, onları temizlemek bayağı zor oluyor.
Etiketler:
de longhi,
kahve değirmeni,
kahve öğütücü,
kenwood,
tchibo
17 Aralık 2008
Sin Cafe Brownie... devammmmm...
Sin Cafe'nin harika browniesine aynen ve de tam gaz devam.. kim yapıyor bu brownie'yi ???
ve bir dediğimizi iki etmeyen Sin Cafe'nin değerli çalışanları
16 Aralık 2008
Obama Blend

Longfellow's Coffee firması süper akıllı bir hareketle Kenya, Hawaii, Endonezya kahvelerini harmanlayarak Obama Blend'i hazırladı.
Bilindiği üzere Kenya doğumlu babası, Obamanın annesiyle Hawaii Üniversitesinde tanışmış. Kendisi de Hawaii doğumlu olan Obama, annesiyle birlikte bir süre Endonezya'da yaşamış :)
Duyduğum kadarıyla satışlar da tavan yapmış.
Kopi Luwak: Dünyanın en pahalı kahve çekirdeği
Neden mi? Çünkü çoook zor yoldan elde edilen bir kahve çekirdeği.
Şöyle ki, Endonezya'nın Sumatra adası ile çevre birkaç adasında yaşayan ve "Asian Palm Civet (Paradoxurus hermaphroditus)" denilen bir hayvanın dışkısından elde ediliyor.
Bu Civetler ağaçlarda yaşayan kedi benzeri bir hayvan ve en iyi kahve
Etiketler:
civets coffee,
endonezya,
kahve,
kopi luwak
15 Aralık 2008
Yurt dışından haberlere devam... Paul A. Young Fine Chocolates of London
detaylar burada!
Kaynak : http://www.boingboing.net/
Ayrıca bir de makale : "I have seen God in a cup of chocolate"
13 Aralık 2008
12 Aralık 2008
10 Aralık 2008
Kırıntı'da isimsiz tatlı
Kırıntı'da enfes yemekten hemen sonra her zaman olduğu gibi "Serhat Bey" bize tatlılarından söz ederken o gün için özel yapılmış tatlısını getirdi. Tatlının adı henüz yok, bir daha olup olmayacağıda belli değil ( bence keskin olmalı! )İlk gördüğümüzde bir an için gözlerimiz yuvalarından fırladı...
6 Aralık 2008
AROG öncesi Hayal Kahvesi
Filme girmeden önce Vigo-Yeşim, Ben-Lale ve "Hocam Müge" buluşup CKM'nin içindeki Hayal Kahvesi'nde yemek yedik aslında Tolga-Sevda ikiliside geleceklerdi ama yetişemediler. İşte yemek sonrası tatlı ve kahve seçimleri :)
5 Aralık 2008
2 Aralık 2008
Sin Cafe Brownie...
Dün hayatımda yediğim en leziz Brownie'lerden birini yedim. santralistanbul Sin Cafe'de (Simplicity In Nature). Hatta o kadar lezzetliydi ki doğru dürüst fotoğrafını bile çekemedenbir de baktım ki bitirmişim :(
Bir dahaki sefere daha önceden güzel bir fotoğraf çekmeye çalışacağım.
Olabildiğince az işlenmiş ve yerli ürünler kullanmaya çalışıyorlarmış. Belkide ürünlerin lezzeti bundan kaynaklanıyordur.
1 Aralık 2008
Starbucks Dalyan, kahve sohbetleri
.jpg)
.jpg)
Geçen Cumartesi yani 29 Kasım 2008 günü, Starbucks Dalyan şubesinde yapılan kahve sohbetlerinden birine katıldım.
Gerçekten muhteşemdi, tüm Sturbucks Dalyan şubesi çalışanlarına, özellikle de bize bu değerli bilgileri veren "master"lara tek tek binlerce teşekkür! Niye mi çünkü daha önce kahve konusunda aslında hiçbirşey bilmediğimi anladım.
.jpg)
Örneğin 450 metre rakımın üzerinde yetişen tüm kahveler "Arabica" diye sınıflandırılırmış, 450 metrenin altındakiler ise "Robusta". Starbucks'lardaki tüm kahveler "Arabica"ymış.
(ben daha önce arabica'yı da bir bölgede yetişen kahve türü diye bilirdim mesela... )
Sonra, kahve aslında bir meyveymiş, bu meyvenin dışı aslında pek kullanılmaz, içi yani çekirdeği kavrulup bildiğimiz kahve çekirdeği olurmuş.
Kavrulması deyip geçmemek lazım çok mühim bir konu. Ayrı bir başlık konusu.
Güney Amerika , Endonezya ve Afrika kökenli kahveler... Hepsi ayrı ayrı tatlar demek, ayrı sertlikler ve aromalar demek. Örneğin Endonezya bölgesinden gelen kahveler "isli" yani yoğun gövdeli, ağızda daha kalıcı, yoğun bir tat bırakan kahveler demek.
Bilgiler bu kadarla bitmiyor, size kahve-yiyecek eşleştirmesini öğretiyorlar. Kahvenin kokuları, aromaları, hangi kahvenin tuzlu yiyeceklerle hangi kahvenin tatlı yiyeceklerle daha iyi sonuç verdiğini hangi kahvelerin kahvaltıda iyi gideceğini anlatıyorlar.
İnsan orada öğrendiklerinin hepsini yazmak istiyor ama bence merak eden herkesin bu sohbetlerden en az birine katılması, hem bilgiyi birinci elden öğrenmek adına hem de o ortamın keyfine varmak adına en iyisi.
Kısaca harika bir deneyim oldu. Teşekkürler Starbucks Dalyan...
Etiketler:
arabica,
kahve,
kahve çekirdeği,
kahve sohbetleri,
robusta,
starbucks,
starbucks dalyan
blogum hakkında karara vardım
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)