12 Aralık 2008

10 Aralık 2008

Kırıntı'da isimsiz tatlı

Kırıntı'da enfes yemekten hemen sonra her zaman olduğu gibi "Serhat Bey" bize tatlılarından söz ederken o gün için özel yapılmış tatlısını getirdi. Tatlının adı henüz yok, bir daha olup olmayacağıda belli değil ( bence keskin olmalı! )İlk gördüğümüzde bir an için gözlerimiz yuvalarından fırladı...

6 Aralık 2008

AROG öncesi Hayal Kahvesi

Filme girmeden önce Vigo-Yeşim, Ben-Lale ve "Hocam Müge" buluşup CKM'nin içindeki Hayal Kahvesi'nde yemek yedik aslında Tolga-Sevda ikiliside geleceklerdi ama yetişemediler. İşte yemek sonrası tatlı ve kahve seçimleri :)





2 Aralık 2008

Sin Cafe Brownie...

Dün hayatımda yediğim en leziz Brownie'lerden birini yedim. santralistanbul Sin Cafe'de (Simplicity In Nature).  Hatta o kadar lezzetliydi ki doğru dürüst fotoğrafını bile çekemedenbir de baktım ki bitirmişim :(
Bir dahaki sefere daha önceden güzel bir fotoğraf çekmeye çalışacağım.

Olabildiğince az işlenmiş ve yerli ürünler kullanmaya çalışıyorlarmış. Belkide ürünlerin lezzeti bundan kaynaklanıyordur.
 

1 Aralık 2008

Starbucks Dalyan, kahve sohbetleri





Geçen Cumartesi yani 29 Kasım 2008 günü, Starbucks Dalyan şubesinde yapılan kahve sohbetlerinden birine katıldım. 

Gerçekten muhteşemdi, tüm Sturbucks Dalyan şubesi çalışanlarına, özellikle de bize bu değerli bilgileri veren "master"lara tek tek binlerce teşekkür! Niye mi çünkü daha önce kahve konusunda aslında hiçbirşey bilmediğimi anladım. 


Örneğin 450 metre rakımın üzerinde yetişen tüm kahveler "Arabica" diye sınıflandırılırmış, 450 metrenin altındakiler ise "Robusta". Starbucks'lardaki tüm kahveler "Arabica"ymış. 
(ben daha önce arabica'yı da bir bölgede yetişen kahve türü diye bilirdim mesela... )
Sonra, kahve aslında bir meyveymiş, bu meyvenin dışı aslında pek kullanılmaz, içi yani çekirdeği kavrulup bildiğimiz kahve çekirdeği olurmuş. 
Kavrulması deyip geçmemek lazım çok mühim bir konu. Ayrı bir başlık konusu.

Güney Amerika , Endonezya ve Afrika kökenli kahveler... Hepsi ayrı ayrı tatlar demek, ayrı sertlikler ve aromalar demek. Örneğin Endonezya bölgesinden gelen kahveler "isli" yani yoğun gövdeli, ağızda daha kalıcı, yoğun bir tat bırakan kahveler demek.

Bilgiler bu kadarla bitmiyor, size kahve-yiyecek eşleştirmesini öğretiyorlar. Kahvenin kokuları, aromaları, hangi kahvenin tuzlu yiyeceklerle hangi kahvenin tatlı yiyeceklerle daha iyi sonuç verdiğini  hangi kahvelerin kahvaltıda iyi gideceğini anlatıyorlar. 

İnsan orada öğrendiklerinin hepsini yazmak istiyor ama bence merak eden herkesin bu sohbetlerden en az birine katılması, hem bilgiyi birinci elden öğrenmek adına hem de o ortamın keyfine varmak adına en iyisi. 

Kısaca harika bir deneyim oldu. Teşekkürler Starbucks Dalyan...

blogum hakkında karara vardım

Uzuuuun bir süredir hiçbir şey yazamadığım blogum hakkında en sonunda bir karara vardım.


Bundan sonra blogumda kahve ve çikolata deneyimlerimi paylaşacağım ve bu blogu tamamen bu konulara adıyorum...